Eğitimler

Liderlik İletişiminde Hikayenin Gücü

Gündelik yaşamımızda bir çok kez insanları ikna etmek durumunda kalıyoruz. Duyguların, karar vermede akılcı bilgiden daha fazla etkin bir rol oynadığı bilim insanları tarafından kanıtlandı. Bir çok durumda akıl ve mantık insanları etkilemede, ikna etmede yetersiz kalıyor. Gündelik yaşamımızda defalarca yoğun bilgi ve detaya maruz kalıyoruz. Bütün bu bilgi kalabalığının, gürültünün arasında, hatırlanır olmanın en kolay yolu duygulara hitap etmek. Hikaye anlatıcılığı, duyguları hedefleyerek insanları ikna ve motive etmek, ilham kaynağı olmak, eğitmek ve de en önemlisi onlara iderlik yapmak için en etkin iletişim yöntemlerinden biri. 

Araştırmalara göre, insan beyni hikayeleri, bilgi ve sayılardan tam 22 kez daha fazla algılıyor. Öyleyse ikna etmek, etkilemek ve öncülük yapmak için neden hikayenin bu sihirli gücünden yararlanmayalım? 

Hikaye anlatmak, liderlik ve motivasyon için en önemli araçlardan biridir. Geleceğin liderleri için attıkları her adımda gerekli olan en önemli becerilerden biri de hikaye anlatmaktır. Tarihte bütün liderler hikayenin gücünü kullanarak toplulukları etkilemiş, algılarını dolayısıyla da davranış biçimlerini değiştirmişlerdir. Eski çağlardan bu yana hikaye anlatma sanatı, insanları etkilemenin, ikna etmenin bilinen en eski ve evrensel ifade biçimidir. Bu nedenle, Hikaye anlatımı artık, etkin bir iletişimin en önemli stratejik metodlarından biri haline geldi. Eğer insanlara önderlik yapmak, onları bir takım haline getirip motive etmek istiyorsanız, aleyhinize oluşan durumları lehinize çevirecek bir ortama dönüştürmek istiyorsanız, hikaye anlatımı iş yaşamınızda kullanacağınız en etkin stratejik araçlardan biridir.

İknanın ABCsi

İnsanların düşüncelerini ve davranışlarını değiştirmek, ulaşılabilir bir hedef midir? Kişinin tutum ya da davranışlarını zorlama olmaksızın etkilemek mümkün müdür? 

Bugün bir çok kişi ve kuruluş kendini anlatamamaktan, başkalarını ikna etmede güçlük yaşadığından şikayet ediyor. Ancak bu şikayet, duruma nesnel biçimde bakmak, sorunu doğru biçimde irdelemekten çok diğerini suçlamak, parmakla gösterip onun başarısının arkasında etik olmayan bir şey aramaktan öteye gidemiyor ne yazık ki! Tabii kötü örnekler bolca ama biz yaşamlarımızı, başarımızı kötü örnekler, rakipler, düşmanlara göre mi planlayacağız yoksa kendi yolculuğumuzun kaptanı mı olacağız? İkna ve İletişim, iş ve özel yaşamlarımızın merkezinde olmasına rağmen üzerine fazla düşünmediğimiz, konuşmadığımız bir alandır.  Gerek kişisel ilişkilerimizde, gerek bir yaşamımızda iletişim ve iknanın sihirli gücüne ihtiyaç duyarız ancak buna gerekli önemi vermeyiz. 

İkna, bireylerin tutum ve davranışlarını zorlama olmaksızın etkilemeyi hedefleyen iletişim sürecidir. İkna ve İletişim, iş ve özel yaşamlarımızın merkezinde olmasına rağmen üzerine fazla düşünmediğimiz, konuşmadığımız bir alandır. Gündelik yaşamımızın her alanında gerçekleşen iletişim sürecine toplumsal rollerimiz, dahil olduğumuz topluluklar, kültürel geçmişlerimizin önemli bir etkisi bulunmaktadır. Algı, idrak, motivasyon, duygular, öğrenme, hafıza ve yaratıcılık süreçlerini anlamak üzere yapacağımız bu keşifte, ikna ve iletişim kavramlarını derinlemesine anlamaya çalışacağız. 

Siyasal Kampanya Yönetimi ve Lobicilik Eğitimi

Siyasal kampanya yönetimi ve lobicilik, Türkiye’de gelişmekte olan ancak önemi yeterince anlaşılmamış, hedef kitlelerle doğrudan iletişim faaliyetlerini içeren etkin psikolojik ve teknik yöntemlerdir. Siyasal kampanyalar ve lobicilik faaliyetleri, sizin ve içinde bulunduğunuz grubun, hareketin ya da yapının, tabanda ve yapıda tanınmanızı, sizinle ilgili farkındalık kazanılmasını ve dolayısıyla seçilmenizi, taleplerinizin kabul edilmesini sağlar. 

Aslında kampanyalar ve lobicilik, bir çeşit yeni dostlar edinilen süreç. Bu süreçte de, hedeflediğiniz grupların psikolojisini anlamak, onları tanımak ve empati geliştirmek, böylelikle hedefiniz doğrultusunda iletişim kurmak ve ikna etmek, önemli bir beceridir. Bu eğitim, teorik bilgi kadar pratik deneyimlere de dayalı, farkındalık yaratmak, örgütlenmek için gerekli iletişim faaliyetlerini kapsamaktadır.

Sosyal Girişimcilik / Sosyal İnovasyon Eğitimi

Sosyal Girişimcilik, toplumsal bir soruna maddi çıkar beklemeden yenilikçi ve sürdürülebilir çözüm getirmektir. Sosyal girişimciler, başkalarının göremediğini görerek, sistemleri dönüştürerek ve yeni yaklaşımlar bularak toplumun önemli sorunlarına çözümler getirir. Dünyanın her bölgesinde yaşanan sorun kadar, o sorunlarla mücadele eden, bunlara çözümler üretmeye çalışan sosyal girişimciler var. Sosyal girişim yapısındaki şirketler toplumsal sorunları girişimci yaklaşımlarla çözmeyi hedefleyen yapılardır. Bu anlamda son hedeflerinin kar etmek değil, sosyal fayda sağlamak olmasıyla diğer girişimlerden ayrılırlar. Ticari girişimler de ortaya bir sosyal fayda çıkarabilir ancak nihai hedefleri kar maksimizasyonudur. Sosyal girişimler ise sosyal faydalarını maksimize ederken, karlarını optimize ederler.

Türkiye’de yeni ama gelişmekte olan bu alan, yani yurttaş sektörü, her geçen gün daha büyük ilgi çekiyor. Bu eğitim, sosyal girişimci olmak isteyen, sosyal inovasyonun dinamiklerini anlamak isteyenler için etkili bir keşif yolculuğudur.