Liderler İçin Sosyal Medya Tavsiyeleri*

Barack Obama’nın başarılı dijital kampanyası nedeniyle, Türkiye’de siyasi partiler de dijital devrimin farkına vardı. Ancak sosyal medyanın gücünden yeterli ve etkin bir biçimde yararlanabiliyorlar mı? Zira, dijital siyasal kampanyacılığın stratejileri, teknolojileri ve araçları oldukça karışık ve geniş kapsamlı. Çevrimdışı dünyanın kurallarından da farklı.

İnternet günümüzde artık modern iletişimin en vazgeçilmez aracı. Sadece Türkiye sınırlarında değil, dünyanın her köşesinde en hızlı, en ucuz kitlesel iletişim olanağını sunuyor. Türkiye’de her on hanenin sekizi internet erişimine sahip. Hane sayısı ise yaklaşık 23 milyon. Elli beş milyon internet kullanıcısının 51 milyonu, sosyal medyada aktif. Mobil cihaz sayısı ise 59 milyon, mobil cihazlar üzerinde sosyal medya kullanımı ise 44 milyon. Türkiye’de insanlar internette günde ortalama 7 saat geçiriyorlar. Peki bu kullanıcılar en çok nerelerde vakit harcıyor? Günde ortalama 2 saat 48 dakika sosyal medyada, ortalama 2 saat 44 dakika ise televizyon başında.

Dijital dünya özellikle genç nüfusa ulaşmada son derece önemli. Tabii bir de ana akım medyada kendinize yer bulamıyorsanız kendinizi anlatmanız için etkin bir alan. Ancak burada da sadece post yazmak, tweet atmak yeterli değil. Bu dünyanın ruhuna uygun, yaratıcı, kısa, özel, net mesajlar ve anında cevap verme ya da vermeme akılına sahip olmak gerekli. Dijital dünyada kahraman politikacı değil, bizzat seçmenin kendisi.

CORBYN NASIL BAŞARDI

Her ne kadar kazanmasa da, seçimlerde büyük bir başarı gösteren İşçi Partisi ve Jeremy Corbyn, sosyal medya sayesinde genç seçmenleri harekete geçirmeyi başardı. Gençlik depremi olarak tanımlanan İşçi Partisi’nin oy artışında genç oyları oldukça belirleyici oldu. Genç seçmenin neredeyse 2/3’si Corbyn’i destekledi. Sosyal medya kampanyasını, seçim stratejisinin merkezi yapan İşçi Partisi ve Corbyn, Promote adını verdikleri kendi dijital araçlarıyla mikro hedefleme yaparak oylarını yükseltti. 2017’de yapılan seçimlerde, Muhafazakar Parti, Facebook reklamları için 1.2 milyon poundluk harcama yaparken İşçi Partisi sadece sadece 16 bin pound harcadı.

İşçi Partisi’nin gizli silahı olarak gösterilen Promote, Facebook verilerini, partinin seçmen adres bankasıyla birleştirerek, doğru seçmen kitlelerine kişiye özel mesajlar gönderen bir uygulama. Bu mesajlar, Corbyn’in başarısında büyük rol oynadı. Seçmenler, kendilerine doğrudan hitap eden otantik mesajları sevdi.

Donald Trump’a da seçimi kazandıran mikro hedefleme oldu. Trump’ın Alamo Projesi, kişiye özel mesajlar gönderen ancak bunların neredeyse hepsinin sahte haberlerle dolu olduğu bir dijital kampanyaydı. Kampanyanın veri ayağını yürüten Cambridge Analytica’nın, 50 milyon Facebook kullanıcısının kişisel bilgilerini ‘izinsiz’ kullandığı kısa bir süre önce ortaya çıktı. Seçimi de böyle kazandığı biliniyor artık. Özellikle oyların birbirine çok yakın olduğu bölgelerde, Facebook’tan izinsiz alınan veriler yardımıyla seçmenlere yalan haberler gönderildi, Clinton aleyhine oy vermeleri sağlandı. 

SAHTE HABERLERLE MÜCADELE

Brexit ve Trump kampanyalarının başarısında sahte haberlerin önemli bir payı olduğunu biliyoruz. Türkiye ise, sosyal medyada en fazla sahte hesabın olduğu ülkelerden biri. Bu da yalan haberlerin kolaylıkla yayılmasını tetikliyor doğal olarak. Bilgi kirliliği ve yalan haberlerin önüne geçebilmek için çalışan, ‘fact-checking’, yani kuşku uyandıran haberlerin doğruluğunu teyit etmeyi ve kamuoyunu bilgilendirmeyi amaçlayan bazı kuruluşlar var. 2014’te kurulan Doğruluk Payı ile 2016’da kurulan teyit.org adlı internet siteleri bu oluşumlardan ikisi. Sahte haberlerle mücadele etmek ise ciddi bir iş. Türkiye’de siyasal partilerin bununla mücadele etmek için strateji geliştirmesi, hazırlıklı olması gerekli. 

FRANSA’DA İNSANÜSTÜ ÇABA

Brexit ve Trump’ın dijital kampanyalarının arkasındaki büyük veri şirketi Cambridge Analytica’nın güvenilirliği sorgulansa da, kişiselleştirilmiş mesajlar seçim kampanyalarının sonucuna, özellikle oy vermeyen, yüzer gezer kitleleri harekete geçirmesi açısından önemli etki yapıyor.

Emanuel Macron’un kabinesinde en genç bakan olarak yer alan Mounir Mahjoubi ise başarıyla yürüttüğü dijital kampanya sayesinde bağımsız Macron’u iktidara taşıdı. Macron’un kurmayları arasında yer alan 33 yaşındaki Mahjoubi, özellikle seçimin son günlerinde yürüttüğü agresif sosyal medya kampanyasıyla, Macron’a ve “Yürüyüş” Hareketine seçimlerde zafer yolunu açtı. Bunun yanı sıra yoğun siber saldırılara maruz kalan kampanya, Mahjoubi ve genç bilişimcilerden oluşan takımının insanüstü çabaları sayesinde, hackerlara, sahte haberlere meydan okudu ve zarar görmedi.

OBAMA KAMPANYASINI GENÇLERE TESLİM ETTİ

Barack Obama’nın sosyal medya kampanyasının başarısı hala konuşuluyor. Obama, takım elbiseli ciddi insanlardan çok spor giyimli, “serseri görünüşlü”genç insanların eline bırakmıştı kampanyanın bu bölümünü ve onlara kampanya mesajı çerçevesinde sonsuz özgürlük tanımıştı. Obama, interneti tam kapasite kullanan ve bundan büyük yarar gören ilk politikacı. Kampanya sürecinde kurulan MyBO web sitesi ile taraftarların Obama’ya destek veren içerik üretmeleri için bir mecra oluşturuldu. Sadece burada Obama destekçileri tarafından yaklaşık 400 bin video üretilerek Youtube’a yüklendi. Çok sayıda blog oluşturularak da yazılı içerik oluşturuldu.

Türkiye’de en çok kullanılan sosyal medya kanalı Youtube. Onu az bir farkla Facebook takip ediyor. Genç nüfus (özellikle liseliler) ise sadece Youtube’dan haber alıyor, Youtube’u eğlence ve bilgi kaynağı olarak kullanıyorlar, gençler için artık bir çeşit ansiklopedi burası. Satın almada karar verme sürecini ise yüzde 69 oranında etkiliyor. François Hollande’ın başkanlık seçimlerini kazanmasında Youtube önemli bir rol oynamıştı. Jay-z ve Kanye West’in Niggas in Paris (Zenciler Paris’te) adlı rap parçasının eşliğinde çekilen 48 H AVEC FH (François Hollande ile 48 Saat) adlı rap video klip, çok büyük ilgi çekti ve özellikle banliyölerde yaşayan gençlerin oyunu getirdi. Paris’in banliyölerinde çekilen klipte, farklı etnik kökenlerden, değişik yaşlarda seçmen, “Hollande’a Oy Veriyorum” pankartlarıyla görünüyordu. Sosyal medyanın, seçim kampanyasında güçlü etkisi olduğunu belirten Corbyn ise, 12 milyon genç kullanıcıya Snapchat ile ulaştı.

DİKKAT EDİLMESİ GEREKENLER

Siyasal kampanyaların dijitalleşmesinde dikkat edilmesi gereken üç önemli unsur var; kimlere ulaşacaksınız, kimler sizinle etkileşime giriyor ve onları nasıl ikna edeceksiniz, kampanyanızın bir parçası haline getireceksiniz. Dijital siyasal kampanyalar, aynen taban örgütlenmesi gibi daha odaklı çalışmalardır. Sadece mesajlarınızı göndermeniz de yeterli değil. Oralarda “dijital havariler” yaratmak, onların kampanya süresince sizin adınıza konuşmalarını, başkalarını ikna etmek için çalışmalarını kısaca dijital dünyada örgütlenme yapmalarını da sağlamak gerekir. Obama, Corbyn, Macron başarılarının arkasında da çok iyi entegre edilmiş bir dijital kampanya ve seçmene doğrudan ulaşma yani kapı kapı dolaşma (grassroots) stratejisi var. (Başka bir yazıda kapı çalma üzerine stratejilerden söz edeceğim.)

Dünyanın her yanında siyasi liderler sosyal medyanın öneminin farkında ve bunu etkili bir biçimde kullanıyorlar. Seçmeni doğrudan hedefleyen dijital taktikler, seçimlerin kazanılmasında ağırlıklı rol oynuyor. On binlerce farklı seçmen kitlelerine özel olarak servis edilen bilgi ve mesaj, etkileşiminin aralıksız sürdüğü, hayalet hesaplar yerine, seçmenin her sorusunu anında cevaplayan, onu kampanyanın bir parçası haline getiren iletişim süreci, bir çok lidere iktidarın kapısını araladı. Türkiye, sosyal medyanın yoğun kullanıldığı ülkelerin başında geliyor. O nedenle seçim zaferi için siyasi partilerin tüm sosyal medya kanalları üzerinden doğru bir içerikle seçmenlere ulaşarak siyasal gündemi belirlemesi, dijital araçlarla kampanyasını neredeyse herkesin göreceği bir biçimde tanıtması ve odaklanarak çok çalışması gerekiyor.

 

Reklamlar

Liderler İçin Sosyal Medya Tavsiyeleri*” için bir yanıt

  1. Bir Ülkücü ve idealist olarak 26 sı yazdığınız yazınız için sizi tebrik ederim. Dilerim ve (sevmesem de bu kelimeyi) umarım insanlar sizin gördüklerinizi görebilir ve kabullenerek hamlelerini bundan sonrası için vahim olmayacak şekilde atarlar. Nasıl ki karanlık olmaz ise aydınlık aranmaz; aydınlık naz ettikçe insanlar karanlığa alışıyorlar… Hürmetler.

    Liked by 1 kişi

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s